Aktif istihdam piyasası politikaları nelerdir? | Toros HaberToros Haber

23 Eylül 2021 - 06:09
Oğuzhan Kapçak

Vatan Partisi Antalya İl Sekreteri | oguzhankapcak@toroshaber.net

Oğuzhan Kapçak

Aktif istihdam piyasası politikaları nelerdir?

Aktif istihdam piyasası politikaları nelerdir?
Son Güncelleme :

23 Ocak 2021 - 17:19

244 views

  İstihdam Nedir?

İstihdam, “üretim faktörleri olan emek, sermaye, girişimci ve doğal kaynakların en uygun şekilde kullanılarak üretim faaliyetine katılmasını” ifade etmektedir. Bu ifadede görüldüğü üzere istihdam kavramının kapsamı oldukça geniştir.

Devletlerin en asli görevlerinden biri vatandaşlarını işsizliğin sorunlarından korumaktır. Siyasi otorite istihdam olanağını oluşturmakla yükümlüdür. Otorite, bu noktada iş gücü piyasasına müdahale etmek ve işsizliği, onun yaratacağı sorunları ekarte etmek için aktif ya da pasif politikalar üretmek zorundadır. Örneğin, 2008 Krizi ile AB’de artan işsizlik (%10’ların üstüne çıkmıştı) ile aktif piyasa politikaları yeniden gündeme gelmiştir. İşsizlik sigortası ya da işsizlik yardımı gibi politikalara karşı artan kamu kaynaklarının aktif politikalara yöneltilmesi sonucunda kaynaklar arttıkça işsizliğin azaltılmasında etkili sonuçlar alındığı görülmüştür. Yaşadığımız Covid-19 virüsü salgını sonrasında aktif piyasa politikalarının daha fazla gündemimizi meşgul edeceğini tahmin etmek zor değil.

  Aktif İstihdam Piyasası Politikaları

  Bu piyasanın temel amacını “iş arayanlar için istihdam fırsatlarını artırmak ve işsizlerle boş işlerin eşleştirme işlemlerini geliştirmek” olarak söylesek yanlış olmaz. 2008 Krizi ile işsizliğin %10’ların üzerine çıktığı Avrupa’da aktif istihdam politikaları gündeme gelmişti. Çünkü bu politikalar, istihdam ve büyümede artış sağlarken, işsizliği ve işsizlik ödeneklerini azaltıcı etki yaratır. Yani otorite işsizlere, kendi beceri düzeylerine en uygun işe, en kısa sürede dönmesini sağlayacak ihtiyaç duyduğu destekleri sağlar.

Aktif istihdam politikaları kapsamında kullanılan iki temel araç vardır:

  1. İşsizlerin tümünü hedef alan, genel, nitelikli programlar
  2. Gençler, kadınlar, yaşlılar, engelliler, uzun dönem işsizler ve göçmenler vb. dezavantajlı kesimlere yönelik özel nitelikteki programlardır.

Bu programlar daha detaylı incelendiğinde; esnek veya tipik çalışma düzeninin yaygınlaşması, kişinin vasıf ve mesleki becerilerini artırıcı eğitim programları, bilgilendirme ve tanıtım faaliyetleri, işe yerleştirme ve danışmanlık hizmetleri, okuldan iş hayatına katılma dönemlerinde sorunlar yaşayan genç işsizlere iş tecrübesi edindirmeye yönelik programlar, istihdam programları, ücret ve istihdam teşvikleri ile girişimciliğin desteklenmesi vb. araçlarla uygulanmaktadır.

  Mesleki Eğitim Programları

Mesleki eğitim programları, işgücü piyasasının talep ettiği yetenek ve gerekliliklere sahip olunmasına yönelik kişilerin mesleki gelişimlerini hedefleyen bir eğitim aracıdır. Bu programlar dezavantajlı kesimlerin, işletmelerde istihdam imkânı bulmalarını sağlayan bir eğitim modeli olarak tercih edilmekte ve uygulamada yaygın olarak gelişmekte olan ülkelerde görülmektedir. Ancak, ekonomide yeterli düzeyde iş gücü talebi yoksa eğitim programları yapısal işsizliğin düşürülmesinde çok etkili değildir.

Ülkemizde Kamu İstihdam Kurumu ve İl İstihdam ve Mesleki Eğitim Kurulu’nun en çok faaliyette bulunduğu alan mesleki eğitimdir. “Mesleki eğitim” başlığı altında, iş gücü piyasasında çok çeşitli eğitimler düzenlenmektedir. Bunlar; çalışan ve iş arayanlara yönelik mesleki eğitim kursları, kendi işini kurmak isteyenlere yönelik girişimcilik eğitimleri ve deneyimsiz öğrenciler ve işsizlere yönelik işbaşı eğitim programlarıdır. 2016 yılında aktif iş gücü hizmetleri kapsamında düzenlenen 112.027 kurs ve programlara toplam 420.638 kişi katılmış olup, bu hizmetler için de 1.603.469.287 TL harcama yapılmıştır. (İŞKUR, 2017: 43)

  Sübvansiyonlu İstihdam Politikaları

  İstihdam sübvansiyonlarının amacı, ekonominin daralma ve gerileme dönemlerinde, iş gücü piyasasında iş bulabilme şansı çok düşük olan grupların, istihdam edilebilirliğinin arttırılmasıdır. Bu kişileri istihdama alacak olan işverenlerin iş gücü maliyetlerinin azaltılması yönünde bir talebi olmaktadır. Bu maliyetleri düşürmenin iki yolu mevcuttur: İlki, direkt ücret yapısının değiştirilmesi; diğeri ise ücretlerden alınan vergilerin azaltılması veya ücret dışı maliyetlerin düşürülmesidir. İki yaklaşımın da bir arada kullanılması, söz konusu olabilmektedir. İşsizliğin yoğun olduğu dönemlerde, hedef kitlelere yönelik uygulanan istihdam sübvansiyonları, işsizliği azaltmak yerine tersine bir etkiye de neden olabilmektedir. Bu uygulamadaki bir diğer problemse, bu uygulamaya bir kez başlanılması, mali yapıda uzun vadede sorun yaratabilmesidir. Ekonomi genişleme dönemine girdiğinde, uygulamanın kaldırılması oldukça zorlaşmaktadır. Siyasi iradeye, bu uygulamanın devamı için, çok çeşitli gruplardan baskılar oluşturulmaktadır. Bu uygulama uzun dönemde bütçede önemli bir yük hâlini alabilmektedir.

  Kendi İşini Kuranlara Yönelik Programlar

 Bu program kapsamında, işsizlerin kendi işlerini kurabilecek imkân ve kabiliyette olanlarına yönelik olarak girişimciliği teşvik ettiği ve desteklediği programlardır. Bu kapsamda kişilere gerekli iş planı hazırlama ve geliştirme, danışmanlık hizmetleri, eğitim imkânları, vergi teşvikleri, düşük geri ödemeli kredi veya hibeler gibi teknik ve mali konularda destekler sunulmakta, yeni işlerin oluşması veya var olan işlerin geliştirilmesi için girişimcilik özendirilmektedir.

  Toplum Yararına Çalışma Programları

  Bu program çerçevesince; özellikle işsizliğin fazla gerçekleştiği zamanlarda, kısa süreli de olsa işsiz olanların hızlı şekilde istihdam edilmesini ve uzun dönemli bir istihdam için gerekli eğitimi almalarını hedefleyen, doğrudan veya aracı vasıtasıyla toplum yararına bir iş veya hizmetin gerçekleştirilmesi ile işleyen programlardır. Genellikle ekonomik krizlerin yaşandığı istikrarsızlık ortamlarında, özelleştirme uygulamaları sonucunda, doğal afetler gibi beklenmedik yıkımlarda ve işsizliğin artış gösterdiği zamanlarda kamu istihdam kurumlarına kayıtlı bulunan işsizlerin, gelir kaybı yaşamalarının önüne geçmek, çalışma alışkanlık ve disiplinlerini kaybetmemelerini sağlamak ve kısa süreli de olsa istihdam edilebilirliklerini ve eğitimlerini artırmak üzere planlanan programlardır. Toplum yararına çalışma programları ülkemizde İŞKUR tarafından uygulanmakta olup, ilk kez 1999 yılında yaşanan Marmara Depreminin olumsuz sonuçlarını azaltmak için gerçekleştirilmiştir. Bu programların yararlanıcı kitlesi; İŞKUR’a kayıtlı 18 yaşını tamamlamış uzun süreli işsiz bulunanlardır. Programa katılan işsizlere asgari düzeyde bir ücret 9 aylık program süresince verilmektedir.

Ekonomik gelişme dönemlerinde sadece işsizliğin yoğun olduğu bazı bölgelerle sınırlı olmak üzere uygulanmasında fayda olabilecek toplum yararına çalışma programlarından yıllar itibarıyla yararlanan işsiz sayısı azalmaktadır. Kriz döneminde etkin yararlanılan bu araçtan 2007-2014 yılları arasında 757.227 kişi yararlanırken, 2015 yılında bu sayı 234.941 olmuştur. (İŞKUR, 2016:33)

EN ÇOK KAZANANLAR

  • YEOTK60.50 10.00%
  • BERA10.47 9.98%
  • UNLU6.39 9.98%
  • PENTA163.30 9.97%
  • FRIGO19.86 9.97%

EN ÇOK KAYBEDENLER

  • NUGYO10.72 -9.99%
  • AVGYO2.24 -9.31%
  • BJKAS6.28 -7.24%
  • EUKYO5.84 -6.86%
  • ADESE1.15 -5.74%

EN ÇOK İŞLEM GÖRENLER

  • GARAN9.48 3.27%
  • THYAO13.19 1.07%
  • EREGL16.90 5.23%
  • KRDMD6.49 2.85%
  • TRILC12.95 -3.65%

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

DÖVİZ KURU

BIST100 1.407.46 % 0,00
DOLAR 8.6617 % 0,08
EURO 10.1397 % 0,20
BITCOIN 43.534.97 % 0,19
ÇEYREK ALTIN 802.91 % -0,17
GRAM ALTIN 492.16 % -0,21
reklam