Ne değişebilir, ne değişemez? | Toros HaberToros Haber

26 Eylül 2021 - 07:09
Psk. İlayda Korkutmaz

Uzman Psikolog | ilaydakorkutmaz@toroshaber.net

Psk. İlayda Korkutmaz

Ne değişebilir, ne değişemez?

Ne değişebilir, ne değişemez?
Son Güncelleme :

26 Aralık 2020 - 20:32

326 views

Başkaları Sizi Hep Kırıyor, Üzüyor, Sinirlendiriyor Mu? Bunu Nasıl Değiştirebilirsiniz?

“Beni hep çok üzüyorsun, kırıyorsun.”

“Beni o kadar sevindirdin ki sana anlatamam.”

“Keşke böyle davranmasan, o zaman daha mutlu olurdum.”

Bu cümleleri hem çok duymuş hem de çok söylemişizdir. Başkası şöyle davransaydı biz mutlu olurduk, böyle yapsaydı biz iyi hissederdik, öyle deseydi biz iyi olurduk; ama başkaları şöyle davranmadığı, böyle yapmadığı ve öyle demediği için biz mutsuzuz ve kendimizi kötü hissediyoruz. Yani bizim duygularımızı belirleyen, başkalarının davranışları. Her türlü duygumuzdan başkaları sorumlu.

O zaman, mutlu olmak ve iyi hissetmek için başkalarının bizim istediğiniz şekilde davranmasına muhtacız. Bu muhtaçlığımızdan dolayı da başkalarının davranışlarını değiştirmeye, başkalarının bizim istediğimiz şekilde davranması gerektiğine hakkımız olduğunu düşünüyoruz.

Bir başkası, biz kendimizi daha iyi ve mutlu hissedelim diye başka türlü davranmayı kabul eder mi? Eğer etmezse biz hep mutsuz olup kötü mü hissedeceğiz? Duygularımızın nedeni hep mi dışarıya bağımlı, içimizde duygularımızın kaynağı olabilecek hiçbir şey yok mu?

Var elbette, düşüncelerimiz.

En yakın arkadaşı tarafından azarlanan iki ayrı kişiyi hayal edin. Birisi “Arkadaşımın bana kızması beni çok sevindirdi!” derken diğeri “Bu olay beni cidden çok üzdü.” diyebilir. Yaşadıkları aynı ama duyguları farklı. Çünkü birisi arkadaşının bu davranışını “Ben onun için değerliyim.” diye yorumlarken diğeri “Beni hiç anlamıyor.” şeklinde yorumlayabilir.

Duygularımızın kaynağı düşüncelerimiz ve yorumlamalarımızsa, bir başkasının davranışı yalnızca bizim duygularımızı ve yorumlamalarımızı açığa çıkaran bir araçtır.  Duygularımızı değiştirmek, yorumlama şeklimizin değişmesine; yani tamamen bize bağlı.

O halde, bir başkasının davranışını, düşüncelerini, duygularını değiştiremeyiz. Ancak kendi davranışımızı, düşüncelerimizi ve dolayısıyla duygularımızı değiştirebiliriz. Yani, bir başkasının bizim hoşumuza gitmeyen bir davranışını -bizde istemediğimiz olumsuz duyguların ve yorumlamaların açığa çıkmasına vesile olan davranışlarını- değiştiremeyiz, ancak onun bu davranışına olan yorumlamamızı, tepkimizi ve kendi davranışımızı değiştirebiliriz.

Bir başkasından herhangi bir davranışını değiştirmesini beklediğimizde hemen aklımızda şöyle bir resmi canlandırabiliriz: şu anda birilerinin bekleme odasındayız. Belki bir gün bizi sever diye düşündüğümüz platonik aşkımızın, belki bize sevgisini gösterebilir diye yıllardır beklediğimiz babamızın, belki bize artık mobbing yapmayı bırakır diye umduğumuz patronumuzun, belki bizi çok kırdığının farkına varmasını istediğimiz yakın bir arkadaşımızın kendi ofisinden çıkıp bekleme odasına adım atmasını ve bizi ofisine buyur etmesini bekliyoruz. Günlerdir, haftalardır hatta belki de yıllardır o birisinin bekleme odasında gözlerimizi ofisin kapalı kapısına dikmiş bakıyoruz, belki bizi içeri alır artık diye.

Daha ne kadar bekleyeceğiz? Bizi bekleten, ofisteki kişi mi gerçekten? Bizi yalnızca biz bekletebiliriz. O bekleme odasından çıkıp, bu gerçekle yüzleşmenin, beklediğimiz kişinin bekleme odasına hiç gelmeyeceğini kabul etmenin ve bu şartlar altında kendimize yeni bir yol çizmenin zamanı gelmedi mi?

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
reklam