Seçim işbirliği mi? Onurlu birliktelik mi? | Toros HaberToros Haber

16 Ekim 2021 - 15:45
Abdullah Duman

Antalya Yörükler Derneği Başkanı | Teke Yörük Dernekleri Federasyonu Başkanı | a.duman@toroshaber.net

Abdullah Duman

Seçim işbirliği mi? Onurlu birliktelik mi?

Seçim işbirliği mi? Onurlu birliktelik mi?
Son Güncelleme :

20 Eylül 2020 - 21:08

68 views

Türkiye “Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sistemi”ne geçtikten sonra siyasi partilerde “seçim ittifakı” dönemleri başladı. Şahsen “Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sistemi”ni referandumda destekledik. Türkiye siyasi ve ekonomik kıskaçta bir varlık mücadelesi vermenin yanında, ciddi güvenlik tehdidi yaşamaktaydı. Bu tehditler ortadan kalkmış değildir.

Türkiye’nin hızlı karar vermesi gereken gelişmeler karşısında çaresizliği söz konusuydu. Meclisin bu anlamda tam olarak işlevlerini yerine getiremediği de ayrı vakıadır. Ortadoğu meselesi yanı başımızda kaynayan bir kazan ve Türkiye’ye sürekli terör ihraç ediyordu ve hala terör ihraç etmeye devam ediyor. Libya’da ve Doğu Akdeniz’de, Türkiye Cumhuriyet tarihinin en önemli atılımlarını gerçekleştiriyor. Tarihten gelen sorumluluklarının gereğini hakkıyla yapıyor. Ermenistan’ın, Azerbaycan/Karabağ Türk’üne zulmü devam ediyor. Doğu Türkistan, toplama kamplarında feryad-ı figan ediyor. Kıbrıs sorunumuz ve Yunanistan’la adalar sorunumuz devam ediyor. Sınırlarımızda ve sınır ötemizde manzara sadece bunlar değil.

Türkiye sınırları içerisinde de hayat normal değil. Terör örgütlerine sağ/sol kavgalarını da işin içine katarsak elli yılımızı verdik. Kendi elimizle terör baronlarına uşaklık ettik. Bütün bunların birçok sebepleri var ve bu sebepleri kendimize kalkan yapıp vicdanımızı güya rahatlattık. Bugün sınırlarımız içerisinde terör örgütlerini bitirme noktasına geldik. Fakat başka bir bela hızla yükseliyor. Çocuklarımız madde bağımlılığı ağında can çekişir duruma geldi. Kadın cinayetleri aldı başını gidiyor. Pandemik hastalıklar dünyayı kasıp kavuruyor, insanlarda davranış bozukluğu yapıyor. Ahlaki yozlaşma hat safhada. Gelir dağılımındaki eşitsizlik, toplumsal patlamalara gebe.

Bu kısa tespitlerden sonra “Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sistemi”ne gelirsek, Türkiye’yi yönetmeye talip olacak insanın, toplumun bütünüyle bir mutabakat sağlaması gerekiyor. Sayın Bahçeli’nin söylemiyle yapılacak mutabakatın oranı en az yüzde elli bir. Demokratik ortamlarda, asgari müştereklerde partiler seçimlik yani pazara kadar bir işbirliğine girdiler. Bu pazarda liderler haliyle tabanlarını kaybetmemek için siyasi mesajlar veriyorlar, vatandaş da bu mesajları alıyor. Bu yönetim sisteminde seçmen, benim siyasi anlayışım temsil edilmelidir düşüncesiyle bir duruş sergiliyor. Buraya kadar tamam!

Ak Parti ile MHP’nin oluşturduğu “Cumhur İttifakı”nda Milliyetçi Hareket Partisi’nin tutumunu çok saygın buluyorum. Ak Partiye yurt içinde terörün siyasi ve silahlı kanadının üzerine gidilmesi ve sınır ötemizde Türkiye’nin menfaatlerine uygun politikaların yürütülmesinde şartsız destek verdi. 2015 yılında terörün bitirilmesi noktasında sağlanan mutabakat seçimlerle devam etti.
Yörükler Derneği olarak 2015 yılında Ak Parti ve MHP’nin sağladığı bu mutabakata Antalya’da, hemşehri Dernekleri Platformu, Türk-İş Antalya İl Temsilciliği, Kamu-Sen Antalya İl Temsilciliği, Eğitim-İş Antalya İl Temsilciliği ile birlikte terörü kınama mitingi ile destek verdik.

Tabi ki, mecliste bizim diyebildiğimiz Ak Parti, MHP ve CHP il teşkilatları katılmama kararları aldılar, buda yetmedi mitingi baltalamak için ellerinden geleni yaptılar. Gerekçelerini miting komisyonundaki arkadaşlarla yadırgamıştık. Mitingi; CHP, Ak Parti yaptırıyor diye propaganda yaptı, Ak Parti; miting MHP’nin işine yarar diye propaganda yaptı, MHP’nin gerekçesini de bir türlü anlayamamıştık ve bunu parti tabanlarıyla da paylaştılar. Bir tek Vatan Partililer Türk bayraklarıyla destek verdiler. O gün Antalya milli bir refleksle oy verdikleri partilerin paranoyalıklarını ellerinin tersiyle tersyüz etti ve Türkiye’nin her bölgesinden Antalya’da yaşayan insanlar onurlu bir birliktelik sergiledi. Kendisini sağda ve solda konumlandıran sendikalar milli birlik ve bütünlüğümüze el ele yürüyerek katkı verdiler.

Ak Parti ve MHP bu süreçte sağlıklı bir şekilde el ele yürümek istiyorsa, nimet-külfet meselesine kafa yormalı. Yönetmek, bir yerde yönetimi paylaşmaktır. Cumhur İttifakı uzun soluklu bir yürüyüş olsun diyorsanız ülkücülerin rahatsızlıklarını gidermelisiniz. Cumhur İttifakı’nın bir takım politikalarına dışarıdan destek veren Vatan Partililerin görüşleri de alınmalı. Oy oranlarına bakmayın, verdikleri desteğin çarpan etkisi büyüktür.

CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi ve DP’nin oluşturduğu “Millet İttifakı”na gelince kafalar biraz karışıyor. Çünkü görünmeyen ortak HDP verdiği desteğin takdir edilmesini istiyor. Haksızda değiller, özellikle Büyükşehir Belediyelerinin alınmasında rolleri var. HDP özellikle PKK ve partneri örgütleri terör örgütü olarak görmüyor. Türkiye’nin iç barışına sürekli çomak sokuyor, milletin gözünde cüzzamlı bir parti. Yapılan ittifakların, meydanlarda söylenenlerin, kapalı kapılar arkasında varılan uzlaşıların ne olduğunu vatandaş biliyor. Terörist başının mektubu Ak Partiye İstanbul’da seçim kaybettirdi. Bir taraftan terörist, hain diyeceksin, öbür taraftan medet umacaksın. Bu çok yanlış bir hamleydi. Millet İttifakı açısından da HDP’yle yapılan gizli ittifak yanlıştı. Eğer HDP ile varılan mutabakatı alenen, göstere göstere yapmış olsaydınız, korkularınızın üzerine tereddüt etmeden gitseydiniz belki de sonuç daha verimli olacaktı. Yapılan ittifakların, varılan mutabakatların ahlaki olduğuna öce kendiniz iman edeceksiniz ki, vatandaş nereye oy verdiğini bilecek. Millet İttifakındaki partiler, yinede vatandaşın gözünde terörizmin siyasi kanadı görünen bu partiyi vicdanlarınızda bir daha değerlendirin.

Sözün kısası, sınırlarımız içerisinde terörist bitti diyeceğimiz bir noktadayız. PKK’yı Kürt veya kendisini farklı kimliklerde tanımlayan insanlarımızdan ayırarak toplumumuzun bütünüyle geniş tabanlı uzlaşmalar sağlanabilir. Terörün bitmesi tarihi bir fırsattır.

Siyasi partilerimiz açısından seçim işbirliği tamam, ama onurlu birliktelikler üzerinde kafa yorun. Birde kimsenin vatan sevgisini ölçmeye kalkmayın. Eğer, Türk Milletinin vatan sevgisini illa ölçeceğiz diyorsanız 15 Temmuz 2016 yılında yazılan destana bakın.

NOT: Ayasofya Camiinde 86 yıl sonra ilk Cuma namazı kılındı. Ümmed-i Muhammed’e hayırlı olsun. Büyük devlet düşündüğünü hayata geçiren devlettir. Keşke, bir Evlad-ı Fatihan olan ve Türkiye Cumhuriyeti Devletini kurup bizlere emanet eden, Ayasofya’nın tapusunu bizzat “CAMİİ” olarak veren Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü de dualarımıza kataydık.

Abdullah Duman

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
reklam